daha uzun bir şeyler yazmalıyım sanırım. mesela;
ders çalışmadığım her an "bu gidişle asla kazanamayacaksın, sayısal sınavlardan bir gün önce yine yarı ağlak modda ders çalışacaksın" diyen bir sesle boğuşuyorum. ve o sınavlar, gerçekten, düşüncesi bile midemi yakıyor. ders çalışmıyorum abi. bilgisayar başındayım. olmadığım zaman da uyuyorum ya da televizyon izliyorum ya da mesajlaşıyorum. yeter artık. bunu birkaç gün önce de söyledim. istediğim şey olamıyorum.
koskoca lise hayatımın son iki yılına girdim ve hala ortamın o'su yok. hepimiz asosyaliz arkadaşlığımız okuldan ibaret. iki yılda okuldan arkadaşlarımla dışarı çıktığım zamanlar 15'i bulmadı. birini çok kıskanıyorum. o biri için anlayana uygun bir şifre düşündüm ve henüz bulamadım. hmm... aman ya ne kasıyorum, ımerikagörl işte. sanki okuyacak da.
çok az kitap okuyorum. normalde günde iki üç kitap bitirme kapasitesine sahipken son bir ayda okuduğum kitap sayısı 5i geçmez herhalde.
evde ders çalışamadığım için başka bir yerde ders çalışmam gerekiyor fakat neresi olsa bilmiyorum. okul çıkışları dilek'e gidip sufle söyleyip orada mı çalışsam? saatlerce orada oturmam ayıp filans kaçar mı?
pazar günü çok yağmur yağdığı ve selden sonra yolların bi kısmı yeniden yapıldığı için güvenemeyip dersaneye gitmedim, sonra ablamla taksime gidip alışveriş yaptık. dersaneyi kaçırdım. yarın okul sonrası 3 saat ders var ve dersaneye gitmediğim için de acayip pişmanım.
üniversitede de bir bok değişmeyecek. sanırım yıllardır içten içe amerikan gençlik filmlerine özeniyorum fakat bunu kendime bile itiraf edemiyorum. geyik yaparken bok attığım şeylerin köpeğiyim aslında.
şimdilik bu kadar.
6.10.09
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
0 daha fazla bilgi için tıklayın...:
Yorum Gönder