16.11.09

"niçin ağlıyorsun elisabeth, mutlu değil miyiz?"

gece gece kafama takıldı. mutlu muyuz? bir çoğulum olsaydı, bir soranım olsaydı iki olumsuzdan bi olumlu çıkartırdım. mutlu olurduk. birlikte.

paylaşacaksın ki artsın mirim. zamanın geçtiğini anlaman için mekana ihtiyacın var, hissetmek için de hislerini tanımlayabileceğin somutluklara. mutlu olduğumu anlamam için yanımda bir "şey" olmalı. bir insan mesela.

tüm bencilliklerimden kurtulup farklı bir ruhla kaynaşmak, yerimi yadırgamamak istiyorum belki de. yadırgama lüksümün olacağı bir yer istiyor da olabilirim. ama yerim olsun, yer ayırayım.

kimseyi sevemiyorum çünkü her şey akıp gidiyor. istediğim kıyıya çıkmak değil, sadece bir sal yapalım ve onun üstünde akıp gidelim, sal güvenimiz olsun ve üstünde de ikimiz, ya da kaçımızsak? ya da birlikte dalarız suya, hem de nefes almamız gerektiğini bir an olsun düşünmeden. ölürsek de birlikte ölürüz. birlikte.

eliza doolitle: oh wouldn't it be loverly?

0 daha fazla bilgi için tıklayın...:

Yorum Gönder